Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF), bölge siyasetini derinden etkileyecek çok kritik açıklamalara sahne oldu. Forumun en çok dikkat çeken isimlerinden biri olan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ülkesinin son beş yılda içinden geçtiği zorlu süreci ve geleceğe dönük yepyeni vizyonunu uluslararası kamuoyuyla paylaştı.
Şara’nın konuşmasına damga vuran ve dünya basınında yankı uyandıran en çarpıcı detay ise, Suriye topraklarındaki tüm yabancı askeri varlığın tamamen sona erdiğini duyurması oldu. Uzun yıllar süren çatışmaların ardından gelen bu güçlü bağımsızlık çıkışı, Ortadoğu’da yeni bir dönemin resmen başladığına işaret ediyor.
Güvenlik ve Toprak Bütünlüğünde Yeni Suriye’nin
içinde bulunduğu sancılı geçiş sürecinin yalnızca kendi sınırları için değil, küresel diplomasi için de büyük bir sınav olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Şara, güvenlik meselesinin artık büyük ölçüde tarihe karıştığını vurguladı. “Suriye’de toprak bütünlüğünü sağladık. Ülkemizdeki bütün yabancı askerler tamamen ayrıldı” sözleriyle net bir tablo çizen lider, geçmişte bölgesel güç savaşlarının sahnesi haline gelen ülkesinin artık yasa dışı ticaret ve güvenlik zafiyetlerinden arındırıldığını ifade etti. Şara’ya göre Suriye, uluslararası arenada artık “istikrarlı ve güvenli” bir aktör olarak konumlanıyor.
Siyasi Boşluk Doluyor: Meclis ve Anayasa Adımları
Liderin değindiği bir diğer hayati başlık, iç siyasetteki hızlı normalleşme adımlarıydı. Anayasa deklarasyonunun temel hedefinin ülkedeki siyasi belirsizliği ortadan kaldırmak olduğunu hatırlatan Şara, bu adımın ardından ülkenin hızla bir seçim atmosferine girdiğini aktardı.Bu süreçteki en somut gelişmeler ise şunlar: Suriye Millet Meclisi resmen kuruldu ve çok kısa bir süre içinde ilk genel kurul toplantısını gerçekleştirmeye hazırlanıyor.Önümüzdeki beş yıllık planlama dahilinde ülkede geniş çaplı bir nüfus sayımı yapılacak.Uluslararası ilişkilerde normalleşme sağlandı ve ülkenin üzerindeki ağır yaptırımlar kaldırıldı.
Yardımlara Değil, Üretime ve Yatırıma Dayalı Büyüme
Ülkenin harabe haline dönen altyapısının ayağa kaldırılması konusunda alışılagelmiş “dış yardım” modelini elinin tersiyle iten Suriye yönetimi, kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi inşa etmekte kararlı. Politize olmuş ve beraberinde siyasi tavizler getiren yardım fonları yerine, ülkenin gerçek potansiyelini öne çıkaran şeffaf bir yatırım iklimi yaratmayı hedefliyorlar. “Biz yatırımlara dayalı bir yeniden inşa sürecini destekliyoruz” diyen Şara, önceliklerinin dışa bağımlılığı azaltarak kendine yetebilen güçlü bir altyapı kurmak olduğunun altını kalın çizgilerle çizdi.
Türkiye ve Körfez Arasında Stratejik Bir Köprü
Değişen konjonktür ve sağlanan istikrarla birlikte Suriye’nin jeopolitik ve ticari potansiyeli yeniden uyanıyor. Cumhurbaşkanı Şara, ülkesinin sadece güvenli bir bölge değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirinin en hayati parçalarından biri haline geldiğini açıkladı.
Atılan stratejik adımlar sadece bölgesel değil, küresel çapta etki yaratacak cinsten:
Enerji Koridoru: Irak petrolü, Suriye üzerinden dünya pazarlarına ihraç edilmeye başlandı. Ülke, Türkiye ile Körfez bölgesi arasında dev bir ticari köprü olma yolunda hızla ilerliyor.
Teknoloji ve Dijital Altyapı: Doğu ile Batı arasındaki internet veri hatlarının yüzde yetmişinin Suudi Arabistan ve Suriye güzergahı üzerinden geçmesi planlanıyor.
Tersine Beyin Göçü: Tarım, sanayi ve havacılık alanında yapılacak atılımlarla, yurtdışında uluslararası tecrübe edinmiş Suriyelilerin ülkelerine dönerek bu yeniden inşa sürecine katkı sağlaması bekleniyor.
“Suriye Geleceğini Geçmişine Dayanarak Çizecek”
Konuşmasının kapanışında ülkesinin tarihi ve kültürel derinliğine vurgu yapan Şara, Suriye’nin kadim medeniyetine atıfta bulundu. Geçmişteki yanlış politikalar yüzünden yaşanan karanlık izolasyon döneminin artık tamamen kapandığını belirten lider, “Suriye her zaman dünya ticaretinin merkezi, kültürlerin ve değerlerin buluşma noktası olmuştur. Barışçıl bir şekilde bir arada yaşama kültürünün doğduğu bu topraklar, geleceğini yine bu parlak geçmişine dayanarak inşa edecektir” diyerek hem kendi halkına hem de uluslararası yatırımcılara umut dolu, güçlü bir mesaj verdi.