Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna tanıtılan “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” kapsamında hayata geçirilecek tarihi vergi düzenlemelerinin ayrıntıları netleşti. Türkiye ekonomisini küresel sermaye için vazgeçilmez bir cazibe merkezine dönüştürmeyi ve ülkeye döviz girişini hızlandırmayı hedefleyen bu stratejik paket, altı ana başlık altında devrim niteliğinde teşvikler ve muafiyetler içeriyor.
İş dünyasının merakla beklediği ve meclis gündemine taşınacak olan yeni düzenlemelerin getirdiği fırsatlar ve kritik detaylar şu şekilde:

1. İstanbul Finans Merkezi ve Transit Ticarette “Sıfır Vergi” Dönemi
İstanbul Finans Merkezi’ni (İFM) küresel ticaretin kalbi yapma yolunda dev bir adım atılıyor. İFM bünyesinde faaliyet gösteren ve katılımcı belgesine sahip kurumların, yurt dışından aldıkları malları Türkiye’ye sokmadan doğrudan yurt dışına satmaları (transit ticaret) durumunda uygulanan yüzde 50’lik kurumlar vergisi indirimi, yüzde 100’e çıkarılıyor. Yani bu işlemlerden artık hiç vergi alınmayacak.
Daha da önemlisi, bu teşvik İFM sınırları dışına da taşıyor. Türkiye’nin neresinde olursa olsun transit ticaret yapan yerli firmaların bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın yüzde 95’i kurumlar vergisinden muaf tutulacak.
2. Küresel Şirketlerin Yönetim Üsleri Türkiye’ye Taşınıyor
Özellikle Orta Doğu’daki savaş ve kriz ortamı nedeniyle Dubai gibi merkezlerdeki operasyonlarını kaydırmak isteyen küresel devler için Türkiye güvenli ve kârlı bir liman haline getiriliyor. Çok uluslu şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik etmek amacıyla eşi görülmemiş bir adım atıldı. Bu şirketlerin İFM üzerinden yönettikleri yurt dışı operasyon kazançlarından 20 yıl boyunca yüzde 100 oranında vergi alınmayacak. İFM dışındaki merkezler için ise bu muafiyet yüzde 95 olarak uygulanacak. Ayrıca, bu merkezlerde istihdam edilecek nitelikli personelin maaşları da belirli şartlar altında gelir vergisinden istisna tutulacak.
3. Üretici ve İhracatçıya Tarihi Kurumlar Vergisi İndirimi
Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme modelini doğrudan destekleyen bir diğer hamle ise kurumlar vergisi oranlarında yapıldı. Mevcut sistemde bazı indirimlerle yüzde 20 seviyelerinde uygulanan kurumlar vergisi, bu paketle birlikte ciddi oranda aşağı çekiliyor. Yeni düzenlemeye göre kurumlar vergisi oranı; hem üretim yapıp hem ihracat yapan firmalar (imalatçı-ihracatçılar) için yüzde 9’a, sadece ihracat yapan firmalar için ise yüzde 14’e düşürülüyor. Bu durum, ihracatçı firmaların küresel pazardaki rekabet gücünü katlayacak.

4. Yurt Dışından Kesin Dönüş Yapanlara 20 Yıllık Vergi Kalkanı
Yurt dışında yaşayan vatandaşların ve yabancı yatırımcıların sermayeleriyle birlikte Türkiye’ye yerleşmelerini cazip kılacak özel bir teşvik sistemi devreye giriyor. Son 3 yıl içinde Türkiye’de vergi mükellefiyeti bulunmayan kişilerin ülkeye yerleşmesi halinde, yurt dışı kaynaklı tüm gelir ve kazançları tam 20 yıl boyunca vergi dışı bırakılacak. Bu kişiler yalnızca Türkiye sınırları içinde elde ettikleri kazançlar üzerinden vergi ödeyecekler. Ek olarak, bu gruba yönelik veraset ve intikal vergisi oranı, standart yüzde 1-10 aralığından çıkarılarak sabit yüzde 1 olarak uygulanacak.
5. Hizmet İhracatında Kazançların Tamamı Vergiden Düşüyor
Sadece mal değil, hizmet ihracatı da yeni paketin odak noktalarından biri. Yurt dışında bulunan kişi veya kurumlara Türkiye’den verilen; mimarlık, mühendislik, yazılım, tasarım ve veri analizi gibi yüksek katma değerli hizmetlerden elde edilen kazançlara uygulanan yüzde 80’lik indirim oranı yüzde 100’e yükseltildi. Böylece bilişim ve tasarım sektöründeki firmalar, yurt dışına kestikleri faturalardan elde ettikleri kârlar için devlete vergi ödemeyecek.
6. Yeni Varlık Barışı ile Sermaye Geri Çağrılıyor
Ekonomiye taze kaynak sağlamak amacıyla kapsamlı bir “Varlık Barışı” daha geliyor. Yurt dışında tutulan nakit para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin, belirlenen yasal süre içerisinde Türkiye’deki finansal sisteme dahil edilmesi hedefleniyor. Bu varlıkları ülkeye getirenlerden sadece yüzde 2 ile 3 arasında sembolik bir vergi kesintisi yapılacak. En büyük güvence ise, bildirimi yapılan bu tutarlar üzerinden kişilere veya kurumlara hiçbir şekilde geriye dönük vergi incelemesi ya da tarhiyatı yapılmayacak olması.
Söz konusu dev vergi paketinin Torba Yasa Teklifi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulması beklenirken, komisyon ve genel kurul süreçlerinde iş dünyasını sevindirecek yeni sürpriz maddelerin de eklenebileceği öngörülüyor. Sitemizi takipte kalarak yasalaşma sürecindeki tüm son dakika gelişmelerinden haberdar olabilirsiniz.
KAYNAK : Ekonomim