Bölgedeki diplomatik ve askeri hareketlilik tüm hızıyla sürerken, İran yönetiminden en üst düzeyde oldukça kritik bir çıkış geldi. ABD ile yürütülen müzakere süreci ve devam eden bölgesel operasyonların gölgesinde konuşan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tahran’ın kırmızı çizgilerini ve masadaki duruşunu tüm dünyaya ilan etti.
Başkent Tahran’daki acil durum ve kriz yönetim merkezini ziyareti sırasında basına değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Batı’nın politikalarını ve uluslararası hukukun işleyiş biçimini sert sözlerle eleştirdi.

“Uluslararası Sistemde Çifte Standart Uygulanıyor”
Küresel aktörlerin bölgedeki krizlere yaklaşımını “ikiyüzlülük” olarak nitelendiren Pezeşkiyan, uluslararası sistemde çok net bir çifte standart yürütüldüğünün altını çizdi. Herhangi bir egemen ülkeye yönelik gerçekleştirilen askeri müdahalelerin, tüm dünyanın üzerinde uzlaştığı evrensel hukuk kurallarına açıkça aykırı olduğunu belirten İran Lideri, ABD ve İsrail eksenli bölgesel hamlelerin tamamen hukuksuz bir zeminde ilerlediğini savundu.
“Sivil Hedeflerin Vurulmasının Hiçbir Gerekçesi Olamaz”
Bölgedeki operasyonlarda sivil kayıpların ve sivil altyapıların zarar görmesine de özel bir parantez açan Cumhurbaşkanı, insan hakları ihlallerine dikkat çekti. Pezeşkiyan, uluslararası kamuoyuna şu can alıcı soruyu yöneltti:
- “Sivilleri, masum çocukları ve toplumun önde gelen isimlerini hedef almanın; okullar, hastaneler ve hayati önem taşıyan sivil merkezleri tahrip etmenin uluslararası hukuk ve insani değerler çerçevesinde nasıl bir meşru gerekçesi olabilir?”
“İstikrarsızlık İstemiyoruz Ancak Teslim de Olmayız”
Tahran yönetiminin tüm bu baskılara ve askeri müdahalelere rağmen kendi ilkeli duruşundan asla taviz vermediğini ve vermeyeceğini vurgulayan Pezeşkiyan, diplomatik çözüm kapısını da tamamen kapatmadı. İran’ın krizden değil çözümden yana olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, sözlerini şu çarpıcı mesajla noktaladı:
- “İran devleti kesinlikle çatışma ve istikrarsızlık arayışında olan bir ülke değildir. Bizler her zaman farklı ülkelerle masaya oturmayı, diyaloğu ve yapıcı bir etkileşimi savunduk. Ancak iyi niyetimize karşılık ülkemizi köşeye sıkıştırma ve teslim olmaya zorlama girişimleri de tamamen başarısızlığa mahkumdur. Onurlu İran milleti, böyle dayatmacı bir yaklaşımı hiçbir koşulda kabul etmeyecektir.”
Söz konusu açıklamalar, hafta sonu gerçekleşmesi beklenen yeni müzakere turları öncesinde Tahran’ın masaya oldukça kararlı ve tavizsiz bir tutumla oturacağının en net göstergesi olarak yorumlanıyor.