Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ekseni ile İran arasında tırmanan diplomatik ve askeri gerginlik, bölgede yaşanan ani iklim olaylarıyla birleşerek yepyeni bir tartışma boyutu kazandı. Geçtiğimiz ay İran’ın, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) bulunan bir radar üssünü hedef alarak imha etmesinin hemen ardından; yıllardır şiddetli kuraklıkla mücadele eden Türkiye, İran ve Irak’ta aniden başlayan sağanak yağışlar, uluslararası kamuoyunda “iklim silahları” ve “hava modifikasyonu” teorilerini yeniden alevlendirdi. İngiliz medya kuruluşu BBC de bu iddiaları mercek altına alarak kapsamlı bir dosya hazırladı.

“Savaşla Meşgul Oldukları İçin Yağmur Yağıyor”
BBC Verify ekibi tarafından incelenen habere göre, uzun süren kuraklık dönemlerinin ardından gelen bu şiddetli yağışlar, Ortadoğu’da halk arasında ve siyasi arenada komplo teorilerine zemin hazırlamış durumda. Bu teorilerin en dikkat çeken savunucularından biri ise Iraklı Milletvekili Abdullah Al-Khaikani oldu. Katıldığı bir televizyon yayınında bölgedeki hava olaylarını ABD’nin müdahalelerine bağlayan Khaikani, çarpıcı iddialarda bulundu.
Khaikani, yağışların geri dönüşünü şu sözlerle yorumladı:
- “Son günlerde ve aylarda yağmurlar Irak’a geri döndü çünkü Amerikalılar şu sıralar savaşla meşgul durumdalar. Evet, yanlış duymadınız; yağmur ve bulutlar çalınıyordu.”

Hedef Alınan BAE Üssü Bir İklim Silahı Merkezi miydi?
Tartışmaların bir diğer odak noktasını ise İran’ın BAE’de vurduğu radar üssü oluşturuyor. Saldırının ardından sosyal medya platformlarında örgütlenen bazı bölge analistleri ve sivil vatandaşlar, imha edilen bu tesisin aslında sıradan bir askeri radar olmadığını öne sürdü. İddialara göre bu merkez, gizli bir “bulut tohumlama” ve iklim modifikasyonu operasyon üssüydü. İnternette viral hale gelen paylaşımlarda, ABD’nin hava olaylarını bir silah olarak kullanma kapasitesinin bu saldırıyla sekteye uğradığı, bu sayede İran ve Irak semalarına bulutların yeniden girebildiği ve yağışların başladığı savunuldu.
Bilim Ne Diyor? BBC’den Net Yanıt
İddiaların bilimsel geçerliliğini araştıran BBC Verify muhabiri Marco Silva, bulut tohumlama (cloud seeding) teknolojisinin varlığını doğrulasa da, kamuoyundaki algının gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Hava modifikasyonunun genellikle efsanelerle karıştırıldığını belirten Silva, konuyu bilimsel verilerle açıkladı.
Silva’nın analizinde öne çıkan gerçekler şunlar:
- Yoktan Bulut Üretilemez: Bulut tohumlama teknolojisi, gökyüzünde halihazırda var olan bulutların içine gümüş iyodür gibi maddeler enjekte ederek yağış miktarını yüzde 15 oranında artırabilir, ancak açık bir gökyüzünde yoktan bulut yaratamaz.
- Sınır Ötesi Transfer İmkansızdır: Bilim insanlarının ortak görüşüne göre, devasa atmosferik sistemler olan bulutları bir ülkenin sınırlarından çalıp başka bir ülkeye yönlendirmek teknik ve fiziksel olarak mümkün değildir.

Asıl Tehlike: Küresel Isınma Ortadoğu’yu Vuruyor
Bölgede komplo teorilerine yol açan bu ani hava değişimlerinin ardındaki gerçek suçlunun ise aslında iklim değişikliği olduğu belirtiliyor. Silva’nın raporuna göre Ortadoğu coğrafyası, küresel ısınmadan dünyanın geri kalanına kıyasla çok daha sert etkileniyor.
Ortadoğu’da iklim krizinin yarattığı yeni gerçeklik şu şekilde özetleniyor:
- Bölgedeki ısınma hızı, küresel ortalamanın tam iki katı seviyesinde.
- Sıcak hava dalgaları geçmiş yıllara göre çok daha uzun sürüyor ve yıkıcı etkiler bırakıyor.
- Yıllık toplam yağış miktarı giderek azalıyor; ancak yağış düştüğünde, bu kısa süreli, son derece şiddetli ve yıkıcı patlamalar şeklinde gerçekleşiyor.
Bu durumun en somut örnekleri olarak, uzun süreli kuraklıkların ardından Türkiye’nin Edirne ve Irak’ın Musul kentlerinde yakın zamanda meydana gelen, altyapıyı felç eden ani sel felaketleri gösteriliyor. Uzmanlar, gerçeğin iklim silahlarından ziyade, bozulan küresel iklim dengesi olduğu konusunda uyarıyor.